- Kuzguncuk Hakkinda Kisa Bilgi

- Hrisokeramas'tan Kuzguncuk'a

- Kuzguncuk Bostani Imara Açilmasin

- Kuzguncuk Üzerine Yazilmis Bir Kitap

-Ingilizce Bir Makale

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hrisokeramas'tan Kuzguncuk'a
Kuzguncuklular Ilya'nin Bostani'ni teslim etmemeye kararlilar
BEHICE ÖZDEN

Tarih sahnesinde bir Altin Sehir (Hrisopolis) Üsküdar. Bu altin diyarin içinde, ya dogal afetlerden kaçarak siginilan ya da salgin hastaliklarin kol gezdigi yerlerden göçülerek sifa bulunan bir hazine sandigi Hrisokeramas (Altin Kiremit) yani Kuzguncuk. MÖ 7. yy'larda Hrisopolis (Altin Sehir) ismiyle anilan bir semtimiz Üsküdar. O dönemlerde Üsküdar'a 'altin' imgesinin yakistirilmasinin birçok nedeni var. Pers isgali sirasinda Anadolu Yarimadasi'ndaki halktan vergi mahiyetinde toplanan altinlarin burada gömülü olduguna dair bolca rivayet mevcut. Ayrica Agamemnon'un oglu Krizes'in kaçarak Anadolu'ya geldigi ve Üsküdar'da öldügü söylentileri arasinda, bu yüzden de Üsküdar'a Altin Sehir denildigi söylenir.
Eski adi, Altin Kiremit anlamina gelen Hrisokeramas olan Kuzguncuk ise gayrimüslimler tarafindan yerlesilen, müslüman Osmanlilar'in ragbet göstermedigi bir yer. Altin Kiremit isminin II. Iustinos tarafindan yaptirilan kilisenin çatisinin, altin yaldizli kiremitlerle kapli olmasindan kaynaklandigi biliniyor. Altin Sehir'in içinde, tüm olumsuzluklara ragmen günümüzde de, göge uzanan yesiliyle, inanç farkliliklarinin insanlari harmanlayip bütünlestirmesiyle bir hazine sandigini andiriyor Kuzguncuk.
Avrupa Musevileri için, "Kutsal topraklara varmadan önceki son durak" olma özelligi tasiyan Kuzguncuk, geçerli bir neden karsiliginda kutsal topraklara gidilememe durumunda yerlesilip, ölünecek niteligi olan bir yer. Bu nedenle de 17. yy'da, yerlesmede Musevi mezarliginin oldukça genis oldugu vurgulaniyor. Yine bu tarihlerde Kuzguncuk, Museviler'in disinda Rumlarin da yerlesim yeri olarak geçiyor. 18. yy'dan itibaren yerlesmeye baslayan Ermeniler ise 19. yy'da Kuzguncuk'ta nüfusun çogunlugunu olusturuyorlar.
Tarih sürecinde, gayrimüslimlerin, gerek sellerle sürüklendigi gerekse yangin, deprem gibi yasanilan dogal afetlerden kaçarak sigindiklari, yahut salgin hastaliklar sonucu bulunduklari yerlesim yerlerini terk ederek sifa bulduklari gözde bir yerlesim yeri oluyor Kuzguncuk. O yillarda, basta Museviler olmak üzere Rum ve Ermenilerden olusan 580 hanesi ve 4 bin nüfusu bulunan Kuzguncuk'ta bugün azinlik nüfusu, geleneksel sakinlerin semtten ayrilmalariyla, evlerin el degistirmesi sonucunda yüzde 2 civarinda seyrediyor.
Danalar giremedi Bostan'a...
Haftalardir, hatta "Bostan'a girme" çabalarinin 1992 yilinda basladigi düsünüldügünde yillardir bir kosusturmadir gidiyor sakin Kuzguncuk sokaklarinda. Barikatlar, senlikler, resmi makamlara yapilan yazili-sözlü basvurmalar... Kendi deyimleriyle "Sirin Bogaz Köyü'nün Gerdanligi" olan Ilya'nin Bostani'ni sahiplenmeyle basliyor bu mücadele.
Hazine sandiginin tam ortasinda, yesili, ürünleri ve de tüm Kuzguncuk'un anilarini tasiyan 16.445.32 külçelik bir kültür mirasi Ilya'nin Bostani. Tamami Vakiflar Idaresi Genel Müdürlügü'ne ait olan Bostan 20.03.1992 tarihinde on yillik gibi bir müddetle Türkiye Organ Nakli ve Yanik Tedavi Vakfi'na kiralaniyor. Ayni yil içersinde yeni ev sahibi buraya "Tarim Hizmet binasi" yapmak için girisimlerde bulunuyor. Iste bu tarihlerde kaçiyor Kuzguncuk halkinin uykusu, zaten bir daha da geri gelmiyor, gelemiyor. Kuzguncuk halkinin yogun tepkisiyle karsilanan bu "Bostan'a girme" çabasi yine Hazine Sandigi sakinlerinin verdigi mücadele sonucu durduruluyor. Ilya'nin Bostan'i yesilini tüm cüretiyle gözler önüne seriyor. 2960 sayili Bogaziçi kanununa göre 'yesil alan' olusunun verdigi rahatlikla. Ayrica 2863 sayili kanunun 8. maddesi uyarinca herhangi bir islem için Koruma Kurulu'ndan izin alinmasi gerektiginin verdigi güvenle yanindan geçen küçük Kuzguncuklulara geçmisi anlatmaya devam ediyor.
Aradan geçen sekiz yildan sonra daha yogun bir sekilde tekrar basliyor hazine sandigi içersindeki altinlarin kipirdayislari. 01.06.2000 günü jeolojik etüd çalismasi için kirli egzoslariyla 16.445.32 külçelik Ilya'nin Bostani'na girmeye çalisan kamyonlari genci, yaslisi, çocuguyla tüm Kuzguncuk halki karsiliyor Bostan'in önünde. Daha sonradan Türkiye Organ Nakli ve Yanik Tedavi Vakfi'nin iddia edecegi gibi tasla sopayla degil, kültürüne sahip çikmanin verdigi güç ve umutla. Kuzguncuk halki yaklasik üç saat süren direnmenin ardindan bu sefer de "Vakif Özel Okulu" yapilmak istendigini ögreniyor. Olay yerine gelen muhabirler, belediye baskani, kaymakam ile yapilan görüsmeler, polisler, tüm Kuzguncuk halki...
Simdi, bu hazine sandigi içerisinde, günümüzde, tüm özellikleriyle altin degeri tasiyan Ilya'nin Bostani'ndan, çok kisa bir süre sonra sahip çikilacak hiçbir yerin kalmayacagi panigiyle sahip çigliklari atiliyor. Artik sahip çikacagimiz, kaybetmekten korkacagimiz yerlerimizi, degerlerimizi, kültürümüzü, anilarimizi gittikçe grilesen mavimizi ve yesilimizi içinde barindirmasiyla tüm bunlarin simgesi haline dönüstü Ilya'nin Bostan'i.
Ispiro'dan Ilya'ya geçemeyen hisse
1977 yilinda, 'firari' oldugu gerekçesi gösterilerek Kuzguncuk Barakali Bostan'daki 60/360'lik hissesi Vakiflar Idaresi Genel Müdürlügü'ne geçen Ispiro Soro 06.10.1951 yilinda TC vatandasi olarak Kuzguncuk'ta vefat etmis.
700 yillik bir geçmise sahip olan Ilya'nin Bostani, Abdullah Aga Vakfi'na aitken, Sultan Resat döneminde gayrimüslim Dode ve Soro ailelerine geçiyor. Bu iki aile, Bostan'i dokuz hisse halinde paylasiyorlar. Ancak, kaç yilinda ve hangi hukuka siginilarak basladigini bilemedigimiz bir sekilde hisseler Vakiflar Idaresi Genel Müdürlügü'ne geçmeye basliyor bir bir.
Kuzguncuk sakinlerinden Mehmet Akmanalp'in yaptigi arastirmalar isiginda, somut bilgilerle ulastigimiz tek hisse sahibi ise Hristo oglu Ispiro Soro. Kuzguncuklular, Bostan'a Ilya'nin Bostani diyorlar, ölene kadar orada yasadigi ve Bostani ekip biçtigi için. Ancak Ispiro Soro'nun oglu olan Ilya Soro'ya 60/360'lik baba hissesi hiçbir zaman geçmemis.
17.05.1977 yilinda tescil edilen tapu senedine baktigimizda "60/360 hissesi Hristo oglu Ispiro uhdesinde kayitli iken, Firari ve Mütegaip eshastan bulunmasi sebebiyle ilgili kanunlar ve talimatlar geregince..." seklinde gösterilen sebep oldukça dikkat çekiciydi. Çünkü, Kuzguncuk'taki Ayios Panteleymon Rum Ortodoks Kilisesi kayitlarina göre Ispiro Soro 06.10.1951 yilinda Kuzguncuk'ta vefat etmis ve ayni tarihte de Kuzguncuk Rum Mezarligi'na defnedilmis. Yani, 1977 yilinda yasamiyormus ve de hiç Kuzguncuk disina çikmamis... Ogul Ilya Soro da ayni sekilde ölene kadar Bostan'dan çikmamis. 18.10.1984 yilinda 71 yasindayken kalp yetmezliginden kaldirildigi Balikli Rum Hastanesi'nde vefat etmis. Yine Kilise kayitlarina göre 20.10.1984 yilinda Kuzguncuk Rum Mezarligi'na defnedilmis.
Tek mirasçi ve bekar olmasi sebebiyle hukuki boyutta Ilya Soro için bu hissenin ne anlam tasidigini bilemiyoruz. Ayrica, devam eden bir çabayla, ulasmaya çalistigimiz sekiz hissedarin durumu da meçhul. Bu bilgilerin bizlere çagristirdigi tek sey, seçim kampanyalarinda "Ermeni arazilerinin kamulastirilmasi" gibi seçmenlere vaatte bulunan zihniyetin hukuki bosluklardan da faydalanarak görevini tüm ciddiyetiyle yaptigi oldu.
Altin Sehrin Hazine Sandigi olan Kuzguncuk içersindeki 16.445.32 külçelik Ilya'nin Bostani. Abdullah Aga'dan Dode ile Soro ailelerine ve de 'yabanellere' uzanan geçis süreci. Tüm degerleriyle, din, dil gibi farkliliklarin insanlari bu denli birlestirmesiyle gerçekten de altin degeri tasiyan bir yesil alan. Siz tutun bu hazineyi, üstüne üstlük egitim gibi bir hizmeti araç edinerek beton yiginlarina dönüstürün. Abesle istigaldir beyler. Kuzguncuklular Dernegi'nin deyimiyle "delinen tüm ulusun tarihi bir degeridir."
Oysa, agaç dallarinin gölgeledigi Kuzguncuk'taki evler, günbatiminda karsi yakadan isil isil görünüyor. Tipki bir hazine sandigi içerisinde kipir kipir isildayan altinlar gibi...


BESTE ERTURK - 2003